Sıcak para girişi neden ‘’gerekli kötülük’’tür?
Sıcak paranın girişi ekonomistlere göre ‘’gerekli kötülük’’ olarak nitelendirilmektedir; çünkü bir yandan likidite ve rezerv sağlayarak ekonomiyi diri tutmaya çabalamakta; diğer yandan da uzun vadede bağımlılık oluşursa istikrar kaybı ve kriz riskini canlı tutabilmektedir.
Neden ‘’gerekli’’ kabul edilir; sıcak parayı nasıl tanımlarız?
Sıcak para faiz ve kurdan yüksek fayda bekleyen spekülâtif, kısa vadeli ve çok hızlı hareket eden bir sermayedir; küçük dahi olsa risk algısı değişiminde aniden piyasayı terk edebilir. Girişi kadar hızlı çıkışları aniden kurun yükselmesine, piyasalarda panik ve hatta krize yol açabilir; 1994 ve 2001 krizlerindeki rolü gibi; bu durum sıcak paranın ‘’gerekli ama zararlı’’ hale gelmesine yol açabilir!
Neden ‘’gerekli kötülük’’ tür?
Gelişmekte olan Türkiye gibi ülkeler yerli tasarruf yetersizliği ve dış finansmana ihtiyaç duyması ile özellikle ‘’kriz çıkış’’larında uyguladığı likidite temin modelidir; pratiğe uyarlanan maliye ve parasal politikalar bu modelin işlerliğini sağlamak içindir; bu modeli hiç uygulamamaktan kaynaklı zararları, yani cari ve bütçe dengelerini bozabilir endişesini taşıtmaktadır. Bu yüzden sıcak para tek bir çözümü olmayan bir eczadır; tamamen reddedilirse ekonomi kısa vadede boğulabilir ama kontrolden çıkacak bir şekilde kullanılırsa uzun vadede kriz olasılığını yükseltmektedir; bu özelliğinden dolayı ‘’gerekli kötülük’’ benzetmesi kullanılmaktadır.
Sıcak para girişini sıralarsak ekonomi içinde ne gibi kötülüklere neden olur?
Sıcak para girişi ekonomide kısa vadede gerekli olarak görülen; uzun vadede ise ‘’kötülük’’ sayılabilecek çeşitli etkileri aynı anda yaratır. Aşağıda sıralanan etkileri hem gerekli hem de zararlı yönlerini birlikte görmek açısından gerekli kötülükler olarak ele almak mümkün.
. Cari açığı ve dış borcu tırmandırır:
Sıcak para girişi döviz geliri olarak algılandığı için ithalatı ve tüketimi artırır; bu da cari açığı büyütür; Türkiye ekonomisinde yapılan araştırmalarda sıcak para girişlerinde yüzde 10 artışın cari açığı yaklaşık yüzde 3,5 oranında artırdığı görülür.
Sıcak para iç borçlanmanın finansmanında kısa vade için kullanıldığında, dış borç çevirisini ve dış gelir kaynaklarını daha da zayıflatır.
. TL’nin ve reel kurun aşırı değerlenmesini sağlar:
Yoğun para girişleri döviz arzını artırarak kurun düşmesine ve TL’nin aşırı değerlenmesine yol açabilir; bu durumda ihracatı zorlaştırabilir ve üretici firmalarının kar marjlarını eritebilir.
Aşırı değerlenmiş kur, üretim ve yatırım yerine spekülasyonu ağır basan bir yapıya ittiği için ekonominin büyümesinin niteliğini ve istikrarını zayıflatır.
. Faiz-enflasyon- kredi döngüsüne (kısır döngü) girilir?
Sıcak parayı çekmek için faizlerin yüksek tutulması, enflasyonun ve kredi maliyetlerinin artmasına neden olabilir; bu durum da reel sektör yatırımlarını zorlaştırabilir.
Aynı zamanda yüksek faiz-düşük kur kombinasyonu spekülâtif finansal yatırımları teşvik eder; ekonomiyi ‘’türev-repo-swap’’ oyunlarına daha bağımlı hale getirir.
. Ekonomiyi krizlere karşı hassas hale getirir:
Sıcak para girişlerinin büyümesi piyasanın hızla terk edilme riskini artırır, küçük bir panik ya da döviz hareketi bu fonun hızla piyasayı terk etmesi kurun aniden yükselmesine yol açabilir. Bu durumlar 1994 ve 2001 krizlerinde olduğu gibi parasal ve finansal krize kolayca dönüşebilir bu da sıcak paranın gerekli olsa da sistemli kırılganlık olarak işlev görmesini açıklar.
. Yapısal reformların ertelenmesine sebep olur:
Kısa vadede likidite ve de rezerv sağladığı için sıcak para yapısal reformları (tasarruf-verimlilik; ihracat yönünde) erteleten ‘’uyuşturucu etki’’ yaratır; dış finansmanla devam eden model temel problemleri çözmekten çok ‘’soluk aldırma’’ işlevini görür.
Bu argümana eleştirel yaklaşan analistler de vardır; finansal istikrar riskine kimler ve hangi politikalar neden olmaktadır? Yüksek oranda çıkış yapan sıcak paranın ‘’gerekli’’ değil yanlış ekonomi politikalarının (özellikle faiz politikası) bir cezası olduğunu sorgulamaktadırlar; sıcak para çıkışının yarattığı döviz kıtlığı TCMB rezervlerinin erimesine ve Türkiye’nin dış finansman maliyetlerinin (CDS primleri) rekor seviyesine çıkmasını sağlamaktadır
Sonuç olarak yerli kaynak ve üretimi güçlendirmek yerine, ekonomi sermaye akımlarına ve oyunlarının içine hapis olunur. Kısaca; sıcak para girişi ekonomide likidite - rezerv - kasa durumu gibi ‘’gerekli’’ noktaları desteklerken; cari açık, dış borç, kur ve kriz riski gibi pek çok ‘’kötülüğün’’ kapılarını aynı anda birlikte açar; bu yüzden sıralandığında ‘’gerekli kötülükler’’ zinciri olarak görülür.