Ekonomik büyüme; emekli ve asgari ücretliye zam enflasyon yaratır mı? Nedeni?
Dezenflasyon sürecinde ekonomik büyümenin ortalama yüzde 3’lere düştüğü ortamda; emekliye ve asgari ücretliye yapılan zamlar açlık sınırının; yoksulluk sınırının ise çok çok altında kaldı!
Emekliye ve asgari ücretliye enflasyon oranlarında zam; kaynak aktarılamamıştır; (TÜİK/ENAG farkı ve 5510 sayılı yasanın etkisi ile)
Emekli (17 milyon) ve asgari ücretlileri (11milyon 200 bin; yüzde 90’ı) açlık ve yoksulluk sınırının altında kalınmasına sebep olunmuşken; zamları; kaynak aktarımını enflasyonun sebebi olarak göstermek doğru değildir.
Hata nerede?
Hipoteze göre;
yüksek faiz politikası ile borçlanarak döndürülen yahut işletilen ekonomik modeldedir hata!
Yüksek faiz politikası: İç borç stoku yüzde 60’ın üzerinde reel faiz ile döndürülmeye çalışılmaktadır. 2026 yılı hazine giderlerinin yüzde 28’i faiz ödemelerine gidecektir; (2025’te yüzde 15’i.) Borç sarmalı 2026 bütçesinde 2.7 trilyon TL faiz ödemelerine ayrılmış iken; faiz dışı fazlanın sıfırlanmasına rağmen emekli ve asgari ücretli için zam; kaynak kısıtlamasına gidilmiştir. Aldıkları ücret 20 bin (en düşük), 28 bin 075 TL asgari ücret ve açlık sınırı 34 bin TL)
Faiz ödemeleri emekli zamlarından fazla mı?
Evet. 2026 bütçesinde faiz ödemeleri emekli maaş zamlarından kat be kat fazladır. 2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi 19 trilyon TL’dir. Faiz giderleri 2.7 trilyon TL’dir. Bütçe payı yüzde 14.5’tur.
Emekli maaşları toplam 3.5 trilyon TL’dir. Bütçe payı yüzde 18.4’tür.
Emekli maaş artışları (zam) 0.5 trilyon TL’dir; 500 milyar TL.. Bütçe içindeki payı yüzde 2.6’dır.
. Zam payı yüzde 2.6
. Faiz giderlerinin payı yüzde 14.5.
Faiz ödemeleri emekli maaşlarının yüzde 77’sine, zamların ise 5.4 katına eşittir.
Emeklileri ücret talepleri karşısında enflasyona neden olur suçlamasının yanılgısı nerededir?
Gerçek neden; kur artışı kaynaklı enflasyon etkisi; maliyet enflasyonu yaratmasıdır
Hata nerededir?
Hata emeklileri ‘’talep enflasyonu yaratmakla’’ suçlamaktır. Asıl sorunun kaynağı; kamu harcamaları, faiz ödemeleri, alt yapı harcamaları ve verimsiz vergi (yüzde 50 kayıp-kaçak söz konusu) dir.
Emekli zammı (yüzde 12-18) enflasyonu yüzde 0.5-1 oranında artırır ve tetiklerken; faiz ödemeleri yüzde 3’ün üzerinde enflasyon baskısı oluşturmaktadır.
2019-2025 yıllar arası Türkiye’nin ödediği faizler ve bütçeye oranları nedir?
2019 yılı faiz ödemeleri 99.9 trilyon TL/ Bütçe payı yüzde 10.5/ Dolar bazında 16.9 milyar dolar usd.
2020 yılı faiz ödemesi 134.0 trilyon TL./ Bütçe payı yüzde 11.3/ 17 milyar dolar usd.
2021 yılı faiz ödemesi 180.9 trilyon TL./Bütçe payı yüzde 10.6/ 21 milyar 300 milyon usd.
2022 yılı faiz ödemesi 308.0 trilyon TL./ Bütçe payı yüzde 10.6/ 18 milyar 900 milyon usd.
2023 yılı faiz ödemeleri 770.0 trilyon TL/ Bütçe payı yüzde 10.2/ 28 milyar 400 milyon usd.
2024 yılı faiz ödemeleri 1. 400.000 trilyon TL/ Bütçe payı yüzde 13.2/ 35 milyar usd.
2025 yılı faiz ödemeleri 1.880.000 Trilyon TL./ Bütçe payı yüzde 14,5/ 42.7 milyar usd.
2019-2025 yılları arası toplam 4 trilyon 770 milyar TL( yaklaşık 120 milyar dolar) faiz ödenmiş; bütçe payı olarak; her 100 TL’nin 14,5 TL’si faize gitmiştir.
2026 bütçesinde 2.7 trilyon TL faiz ödemesi ile ilgili plan ve öngörüde bulunulmuştur. Bütçe payı yüzde 14,5 ‘tur.
Yüksek faiz politikası dezenflasyon sürecinde vicious circle (kısır döngü) etkisi; sıcak para girişini çekerken faiz ödemelerini artırarak borç sarmalını derinleştirmektedir.
Yüksek faiz politikası ekonomik büyümeyi nasıl etkilemekte?
Yüksek faiz politikası (2024-2026) arası faizi yüzde 42,5’tan yüzde 37’e çekti) büyümeyi daraltarak dezenflasyon programına öncelik verdi; iç talep baskılanmaya çalışıldı ve yatırımlar sınırlandı.
Büyümeye etkisine gelince (2023-2025) dezenflasyon programının araçsalı olan sıkı para ve yüksek faiz politikaları büyümeyi yüzde 3-4 arası oranına çekti; kredi büyümesi yüzde 20’lerden yüzde 10’lara geriledi; reel sektör yatırımları yüzde 6 oranında azaldı.
2026 yılında yüzde 37 oranındaki faiz politikası ile büyüme biraz daha daralarak yüzde 2,53 oranında beklenmektedir; ABD - İsrail’in İran ile savaşının enerji kaynaklarına yaptığı negatif etkilerinin ülkelere yansımasının hesaplanma içinde olmadığı bir süreçte! Enflasyon ise; yüzde 30’ların altına düşmekte zorlanmaktadır!