Ekonomik büyüme, dezenflasyon süreci ve konkordatolar; (2021-2025)

Dezenflasyon sürecinde uygulanan sıkı para politikaları reel sektörün borç yükünü artırırken; finansal sorunları olan genelde KOBİ gibi şirketler ise konkordato ilan etmek zorunda kaldılar.

     Konkordato ilan etmek ne demekti?

     Konkordato ilan etmek, borçlarını ödeyemeyen bir şirketin veya kişinin mahkeme kararı ile alacakları ile borç yapılandırma anlaşması yapması anlamına gelmektedir.

     Konkordatolarda başvuruların onaylanması gerekir; eğer onaylanırsa borçlu iflasa düşmeden  borçlarını plan dahilinde öder, şirket faaliyetlerine devam eder. Ret edilirse iflas davası açılabilir.

     Konkordato ve iflas arasında fark nedir? Konkordato borçlu şirketin faaliyetlerini sürdürerek borçların alacaklılarla yeniden yapılandırılmasını sağlar. İflas ise şirketin tüm varlıklarının satılarak alacaklılara dağıtılması ve şirket faaliyetlerinin sonlandırılmasıdır.

     Konkordato başvuruları 2023 ve 2025 yılları arasında yüzde 150 arttı. Adalet Bakanlığının verilerine göre; 2024’te 12 binin üzeri; 2025 yılında ise 15 binin üzerinde bir sayıya ulaştı.

     Konkordatoların 2021-2025 yılları arası konkordato başvuruları 45 binin üzerine çıktı. Yüzde 60’ı kabul edildi. Konkordato şirketi kurtarma odaklı iken; iflaslar ise şirket faaliyetlerini sonlandırma anlamına taşımakta.

     Son beş yılda (2021-2025) konkordato/iflas dalgası istihdamı yüzde 2 daralttı; TÜİK ve TMSF kayıtlarına göre 200 bin iş kaybı demekti. Dezenflasyon süreci ile birlikte ekonomik büyüme oranları da düştü; yüzde 3 ortalama.

     Toplam etkiye gelince; konkordato firmaları ortalama 100-200 işçi çalıştırmakta. Yüzde 60 oranında şirket faaliyetine devam ettiğinden net kayıp; 300 binin üzerinde oluştu. İflaslar daha büyük (ortalama 300 işçi) toplamda 200 bin işçi işini kaybetti. Toplam iş gücünde; 33 milyonda yüzde 1,5 oranında bir işsizlik kaybı demekti. Ekonomik büyümenin çok düşmesi de istihdamın yaratılmasında negatif rol üstlendi; genel anlamda işsizlik oranlarının yükselmesini besledi.

     Son beş yılda (2021-2025) illere göre konkordato artış oranları ve sektörler:

İstanbul; toplam başvuru 16 binin üzeri; sektörler; perakende (yüzde 40) tekstil (yüzde 25) 2023-2025 arası artış oranı: yüzde 200.

Ankara; toplam başvuru 3.800’ün üzeri; sektörler; inşaat (yüzde 35) otomotiv (yüzde 20) 2023-2025 arası artış oranı yüzde 180.

Gaziantep; toplam başvuru 2700 üzeri; sektörler; tekstil (yüzde 60) Metal (yüzde 20) 2023-2025 arası artış oranı yüzde 300.

İzmir; toplam başvuru 3200 üzeri; sektörler; turizm (yüzde 30) Gıda (yüzde 25) 2023-2025 arası artış oranı yüzde 150.

Bursa; toplam başvuru; 2200 üzeri; sektörler; otomotiv (yüzde 40) Tekstil (yüzde 30) 2023-2025 arası artış oranı yüzde 220.

Kayseri; toplam başvuru; 2200 üzeri; sektörler; tekstil (yüzde 50) İnşaat (yüzde 25) 2023-2025 arası artış oranı yüzde 250.

     Toplam istihdamın yüzde 75’ini, firmaların yüzde 99’unu oluşturan KOBİ’ler dezenflasyon sürecinde çok ağır darbe aldılar. Konkordatoların yüzde 85’i KOBİ’lerden geldi. Yüzde 15-20 oranında ise sanayi ile ilgili firmalardan geldi; yapısal zayıflıklar, yüksek faiz talep daralması yaratarak cirolarda yüzde 30’un üzerinde düşmelere sebep oldu. Borç yükleri yüzde 200’ün üzerinde arttı. İş yapamaz durumuna düştüler.

     KOBİ’ler kurumsal firmalara göre finansman erişiminde dezavantajlı durumuna geldi; değişken faizli krediler (yüzde 50 üzeri) nakit akışı kısıtlaması ve kopukluğu birçok sayıda KOBİ’yi iflasa sürükledi.

     Dezenflasyon sürecinde; KOBİ’lerin sektörlere göre sorun ve etki alanları:

Sorun alanı: yüksek faiz borçları; yüzde 70 oranında KOBİ’lerin tekstil ve inşaat sektörünü etkiledi.

Sorun alanı: Talep daralması; yüzde 65 oranında KOBİ’lerin perakende ve otomotiv sektörünü etkiledi.

Sorun alanı: Girdi maliyetleri; yüzde 55 oranında KOBİ’lerin gıda ve metal sektörünü etkiledi.

Sorun alanı; Nakit akışı kopması; yüzde 85 oranında KOBİ’lerin, yani tüm KOBİ’lerdeki sektörleri etkiledi.

Sorun alanı: İstihdam kaybı; yüzde 40 oranında KOBİ’lerin (300 bin işçi kaybı) sanayi sektörünü etkiledi.

     Dezenflasyon sürecinde Konkordato artışlarının genel nedenleri:

. Yüksek finansman maliyeti:

     Faizler yüzde 50’yi geçince kredi geri ödemeleri zorlaştı. Şirketlerin yüzde 70’i değişken faizli borçlu; yıllık faiz yükü GSYİH’nın yüzde 5’ine ulaştı.

. Talep daralması:

Tüketim/ inşaat sektörünün çöküşü ciroları yüzde 20-30 oranında düşürdü; nakit akışı koptu. Perakende/tekstil firmalarının yüzde 40’ı zarar yazdı.

. Reel kur ve enflasyon kalıntısı:

Tl değerlense de geçmiş enflasyon birikimi (2022-2023) stok maliyetlerini şişirdi; firmalar fiyat ayarlamakta zorlandı.

. Kümülatif etki:

Pandemi ve deprem sonrası (2023) firmaların borçları zaten çok yüksekti. Dezenflasyon süreci borçların daha da artmasına neden oldu; özellikle KOBİ’ler (toplam başvuruların yüzde 80’i) etkilendi. Örnek verecek olursak; Kayseri ve Gaziantep’te tekstilde konkordato yüzde 300 artış gösterdi. İstanbul’da perakende piyasasında zincir mağaza iflasları yaşandı.

     Dezenflasyon sürecinde genel bir değerlendirme; zayıf firmalar battı ve KOBİ iflasları ise istihdamı baskıladı. Ekonomik büyümeyi sınırladı. Konkordatolar kısmi İşsizliği artırmış gözükürken; ekonomik büyümenin daralması ayrıca geniş tanımlı işsizliği yükselten bir sürece dönüştü.

Geniş tanımlı işsizlik (eski işini arayanlar, yarı zamanlı iş arayanlar, umutsuzlar; iş aramayı bırakanlar)

2023--à yüzde 20.5     2024---à yüzde 22.8      2025--à yüzde21,5  

Konkordato etkisi: yüzde 1.5 puan üzeri. KOBİ kapanmaları niteliksiz/genç işgücünü olumsuz etkiledi; (yüzde 17 genç işsizlik -----à yüzde 19’a yükseldi.

Çözüm:

Kredi yapılandırması; sektörel destekler ve TCMB’nın para politikalarında gevşeme sinyali şimdilik çözümde ilk adım gibi gözükmektedir!