Ekonomik Büyüme ve Umudumuz Yapay Zekâ mı?
Yapay zekâ ekonomileri büyütebilecek mi?
Klaus Schwab Dördüncü Sanayi Devrimi kitabında hem bu soruya verilecek yanıt, hem de sanayileşmenin bu evresinde teknolojik gelişmelerin küresel ekonomilere ne getireceği ve nasıl etkileyeceği üzerinde durmakta.
Schwab’a göre sanayi 4.0 devrimi bir sistem yaratmakta; yapay zekâ odaklı, inovasyonda sürekliliği olan, dijital ağlarla birbirlerine eklemlenmiş ekonomik yapılar meydana getirilmekte.
Endüstri dünyası nasıl bir işbirliği ağı kurmakta?
Öncelikle akıllı fabrikaları kurmak sureti ile. Bu devrim; sanal ve fiziksel imalat sistemlerinin küresel planda birbirleri ile işbirliği yaptığı bir süreç. Ürünlerin tamamı müşteriye odaklı hale getirilmesi ve modellerin isteğe bağlı şekilde yaratılması amaçlanmakta.
Sistem atılımları nasıl gerçekleştirebilecek?
Sistemin zincirleri ve halkaları da oluşması gerekmekte. Nano teknolojiler, yenilenebilir enerjiler, kuantum bilgiişleme ve gen bilimi ile ilgili teknolojiler. Bu teknolojilerin zamanla iç içe geçmesini sağlanarak karşılıklı etkileşimden yararlanılarak ileri atılımları yapabilmek.
Yapay zekâ odaklı, 4. Sanayi Devriminin tanımı:
Bilim insanlarına göre, dijital devrim üzerinde yükselen, gelişkin ve bütünleşik olarak yazılım ağları ile entegre olmuş; güçlü, gelişmiş sensörlerin hakim olduğu yapay zekâ ve makine öğrenmesinin karakterize ettiği çağ; toplumsal kültürü ve küresel ekonomileri dönüşüme sokabilecek!
Bilindiği ve yaşandığı üzere bilgisayarlar 1960’lı, 1970’li yıllar ile başlayıp; 1980’li ve 1990’lı yıllarda gelişme gösterdi. Bilgisayar devrimi ya da dijital devrim olarak isimlendirildi, 3. Sanayi devrimi içinde yer aldı.
Hatırlayacaksınız; Özal ile 1980’li yıllarda görülen kasaları büyük, taşınması zor ithal bilgisayarlar vardı. Bu bilgisayarlar, tanıtımı ve pazarlanması ile ilgili sektörde çalışırken; esnafın bu özelliklerden dolayı dikkatini çekmedi. Daha çok pratik günlük işlerde kullanabileceği çağrı, faks ve teleks gibi iletişim araçlarına yöneldi. Bilgisayarlar bugün cebe girdi ama; cep telefonu demek olan kütüphaneden ve bilgiden nasıl yararlanılabileceği konuları henüz anlaşılamadı!
İnsan zekâsı ile paylaşabileceği, ileride görebileceğiz ne olacağını, yapay zekânın da bir teknoloji olarak devreye girmesi ile üretim başta olmak üzere, çalışma ve ürün yaratma biçimlerin de tamamı değişecek; katkı ve hız verebilecek, ekonomiyi büyütebilecek.
Evet; ekonomiyi nasıl büyütebilecek?
2008 yıllarında yaşanan kriz küresel ekonomileri durgunluğa itmişti. O yıllardan bu yana ekonomistler ve bu alanda çalışmaları olan akademisyenler bu durgunluğu aşabilmenin çarelerine kafa yormaktalar. Schwab’da kitabında yapay zekânın da devrede olacağı bir süreçte tekno iyimserler ile tekno kötümserlerin ekonomik büyüme ilgili tahminlerine ve görüşlerine yer verir. Schwab kitabını yazalı 10 yılı çoktan geçti. Ancak, tekno iyimserlerden yana görüş bildirirken bugün geldiğimiz noktada ekonomistler de tekno iyimserlerden yanalar. Ben işi birazda abartmak istiyorum; evet ekonomik büyümede yapay zekâ umudumuz olabilir mi? Olabilir çünkü yapay zekâ yanlış yapma lüksünü tamamen sıfırlayabilir! Yapılan hatalarda eror vererek çalışmayan beyinleri dahi uyandırması mümkün!
Evet yapay zekâ umudumuz olabilir?
Masa başında çalışan memurlardan ve çoğu insanlardan daha üstün performans sergilemesi düşünülen yapay zekânın yıllık GSYİH büyümesini şimdilik yüzde 30’lara varan hatta geçmesi mümkün oranlarda artırabilecek!
Bu iddiayı gerçekçi buluyor musunuz?
Ekonomistlere göre yapay zekânın sistemi otomasyona itelerken; özellikle inovasyon konusunda yaratabileceği atılımlar ile ekonomilerin büyümesine katkı verebilecek. Asıl mesele hızlanma ölçeği ve artışı konusunda bu sürecin parametreleri neler olabilecek? Yapay zekânın insan zekâsından üstün oluşu var işin içinde. Bu durum sermayenin önünde engel mi oluşturacak, yoksa önünü mü açacak? Önünü açacağı istikametinde. Makineler insanları gereğince ikame ederse, sermaye birikiminin önünde sermayenin dışında engel olmayacak. Bir düşünce kuruluşuna göre, insan nüfusunun artışını beklemek zorunda kalınmayacak. Burada sistemin içinde yapay zekânın en zor ve karmaşık sorunların üstesinden gelmesi beklentisi hâkim. Ayrıca bu süreçte insan zekâsı ile yapay zekânın yapacağı işlerin sınırları, etkileri (teknik, hukuki) ne olacağı konularının belirlenmesi de çalışmalara ivme katabilecek. Tek korku insan odaklı işleri oldukça sınırlaması!
Sistemin sır perdesi; bir ekonominin inavasyon yapıp yapamadığında ve ne kadar yaptığında düğümlenmekte. Dünyadaki inovatif şirketlerin yetenekli ve nitelikli insanları bünyesine katıyor, böylece en yüksek patent sahibi olabiliyorlar. Risk sermayesini de büyük oranda yönetebiliyorlar. Borsadaki şirketler arasında en yüksek şirket değerlenmesine yani; değerli şirketler haline geliyorlar.
Bu trendler bu şekilde sürerken kazananlar kim, kimler olacak?
Sadece düşük becerili iş gücü ya da sıradan sermaye sunabilecek çok yeni fikirler, iş modelleri, ürün ve hizmetler sunarak inovasyon güdümlü ekosistemlere tam olarak katılabilenler olacak.