Ekonomik Büyüme, Otoriterleşme ve Demokrasinin Önemi

Ülkelerini tam demokrasi ile yöneten yöneticiler ve idareciler, yönetim anlayışları ve felsefesi arasında pozitif korelasyon (ilişki, ilinti) bulunan ekonomik büyümeyi de gerçekleştirerek kalkınmayı başarabilmişlerdir. Krizlerden az etkilenmektedirler.

     Demokrasi endekslerinde; tam demokrasiye sahip ülkeler, gelir dağılımı; yani zenginlik açısından GSYİH oranları en yüksek ülkeler olarak sıralanmaktadırlar. Demokrasi endekslerinde gerileme demek, ekonomik göstergelerde de gerileme demektir.

     Basit hipoteze göre; demokrasi sebep, ekonomik büyüme, kalkınma sonuçtur.

     Bu hipotez acaba doğru mudur?

     Ekonomik büyümenin kriterleri olduğu gibi; demokratik rejimlerin de kriterleri var mıdır? Eğer varsa ve önemseniyorsa ne derece uygulama buluyor?

     Ekonomik özgürlükler endeksine göre Türkiye 176 ülke içinde 102. sıradadır.

     Demokratik özgürlükler endeksine göre ise 163 ülke içinde 103. sırada yer almaktadır.

     Tam demokrasi uygulayan ve demokratik özgürlükler endeksinde 1. sırada yer alan Norveç, ekonomik özgürlükler endeksinde ise 9. sıradadır.

     Demokratik özgürlükler endeksinde Türkiye neden sıralamada 103. ve Norveç ise 1.dir?

     Araştırma ve analiz şirketi Ekonomist İntelligence Unit (EİU) ülke demokrasilerinin işleyişi açısından değerlendirmeye tabi tuttu ve raporladı. (2023)

     Raporda demokrasiler gruplara ayrılıp dört kategoride incelendi.

  1. Tam demokrasi uygulayan ülkeler (24 ülke)
  2. Demokrasisi kusurlu olan ülkeler (48 ülke)
  3. Hibrit rejimler (karışık, melez) olarak demokrasisi nitelenen ülkeler (36 ülke)
  4. Otoriter ülkeler (59 ülke)

     Türkiye 2012 yılında otoriter rejim kategorisinin 6 basamak üstünde 5.76 puan seviyesinde idi. 2022 yılında 1.41 puan düşüşle 4.35’e geriledi. Avrupa ülkeleri içinde son sırada yer aldı. 2023’te 4.33 puanı, 2024’te 4.06 puana geriledi. Hibrit rejim kategorisine giren ülkeler sıralamasında yer aldı. Raporda değerlendirilme böyle.

     Demokrasi endeksindeki kriterler; sıralama ve puan durumu:

     Norveç (1.)……………..  Türkiye (103.)

       ____________________________              

. Seçim süreçleri…10…………4.33

. Hükümetin işleyişi 9.64……5

. Siyasal katılımcılık 10……  6.11

. Siyasal kültür………10………5

. Sivil özgürlükler….9.41……2.06

     Raporun yorumu:

     Kriterlere göre olumsuz uygulamaların başında sansür ve gazetecilere baskı ve medya özgürlüğünü daraltan önlemler gelmekte. Tutuklu yargılama, adil yargılamanın ortadan kalkışı ve muhalefete yönelik seçici kovuşturmalar. Hukukun üstünlüğünü engelleyen sınırlamalar.

     Rapordan anlaşılacağı gibi düşük puanlar Türkiye’yi dünya sıralamasında 103. sıraya itmiştir. Ya! Ekonomik özgürlükler sıralamasında Türkiye’nin 102 sırada olmasını nasıl açıklayacağız? Türkiye bu endekslerdeki kriterleri de yerine getirememektedir. Ekonomik özgürlük endeksi bir açıdan ülkenin ekonomisinin ne ölçüde bağımsız olduğunu belirleyen kriterleri kapsamaktadır; ithal ikame modeli ile borçlanarak ve tüketerek büyüyen bir ekonomik yapıdır bu.

     Düşünebiliyor musunuz 100 metrelik bir yarışa hazırlanan bir atletin, beslenmesi sağlıklı değilse ve motivasyonu da çok düşükse bu yarışı kazanması mümkün müdür?

     Mümkün değildir; kriterleri yerine getirememek ekonomik yarışta yatırımcının elini kolunu bağlamaktır. Ayrıca yatırımcının rekabet şansını sıfırlamaktır.

     Farklı mekânlarda yapılan konferanslarda konuşan Chicago Üniversitesi öğretim üyesi ekonomist Ufuk Akçiğit bu konularda özetle diyor ki; ‘’….Ülkelere baktığımızda öncelik verdikleri benzer olgular; eğitim, piyasa rekabeti ve verimlilik. Verimlilik artışı olmadan ekonomik büyüme olmaz.’’ (2024-25)

     Nasıl bir büyüme olmuş? ‘’sermaye yatırımları ve emek katkısı ile sağlanan büyüme. Verimlilikte bir artış var mı? Yok. Kaliteli bir büyüme değil.’’

     Önem verilmesi elzem olan bu üç olgunun önemini sağlayan politikalar eğer yok ise; bir de bunun yanında; demokrasi puanının da hızla düştüğü bir süreçte; Türkiye’nin ekonomisi, istatistiksel olarak nasıl bir büyüme göstermiştir olabilir sizce? Bakalım mı?

     (EİU) Demokrasi endeksindeki puanı ile GSYİH’nın büyüme oranı arasındaki ilişki 2010 (Büyüme yüzde 8.5 ve demokrasi puanı yüzde 5.7) - 2024 (Büyüme yüzde 3.2 ve demokrasi puanı ise yüzde 4.09) yılları arasında negatif eğilim göstermiştir; demokrasi endeksindeki puanı yüzde 28 azalırken, ortalama büyüme oranı da yüzde 4’ten yüzde 3’e gerilemiştir.

     Demokrasi endekslerinde gerileme, ekonomik büyüme oranlarını da geriletmektedir. Hipotez doğrudur.

     Kaliteli bir büyüme için şirketler ne yapmalı? ‘’Şirketler, alt yapıyı teknoloji olarak daha iyi, daha verimli hale getiriyorum, işçinin daha iyi çalışacağı teknolojiler var elimde derse, bu uzun vadeli büyümeyi beraberinde getirir. Asıl organik büyüme buna bağlı. Ancak bahsettiğim yatırımlarda yüzde 1’ler ( Ar-Ge’nin GSYİH’daki oranı) civarındayız. Verimliliği sağlamak için politikalar oluşturulurken üniversiteler de bu işin bir parçası olmalı.’’

     Ekonomistlerin görüş birliği yaptığı konu şudur: Ülkelerin orta gelir tuzağına düşmelerinin nedeni ekonomik büyümelerini verimli hale getirememelerinde yatmaktadır. Hibrit rejimler içinde yer alan ülkeler rekabet koşullarını yaratmada zayıf kalmaktadırlar.

     Norveç gibi tam demokratik rejimlerdeki ülkeler, demokrasi endeksinde, gerekse ekonomik özgürlükler endeksinde belirtilen kriterleri başarılı bir şekilde uyguladıkları için gelir dağılımı yüksek ve zengin ülkeler sıralamasında başı çekmektedirler.