Ekonomik Büyüme, KKM ve Kronikleşen Enflasyon

     Bütçe ve cari açık verilmeye başlandığı bir süreçte; kur artışları demek olan dövize talebin artması dolarizasyonu; fiyat artışları demek olan enflasyonu ve yerli para birimi olan TL’nin değer kaybı demek olan devalüasyonu domino etkisi yaratarak tetiklemesi ile birlikte ülke ekonomisi krizde iken derinleşmesine neden olunmuştur. Enflasyon kronikleşmiştir.

     Kriz süresi bir yılı geçtiği, süreğen ve devamlılık arz ettiği için enflasyon kronik hale gelmiştir. 2025 yılı ve 2018 yılından bu yana devam ettiği için. Kronik seyreden enflasyon; yıllar içinde hiperenflasyon sınırlarına dayanıp, geçtiği de oldu; KKM’nin (Kur Korumalı Mevduat sisteminin) uygulandığı dönemlerde daha da yükseldiği görülmüş ve yaşanmıştır; yaşanmaya da devam edilmektedir.

     Kur Korumalı Mevduat uygulaması nedir? Bir sistem midir?

     Döviz kurlarındaki dalgalanmalara karşı, TL birikimlerini korumayı amaçlayan bir mevduat türü. Döviz hesapları ve mevduatlarının TL’ye dönüşmesini amaçlasa da pratikte paranın dolarize olmasını engellemek yerine dolarizasyonu artırdığı görülmüştür. Çünkü KKM hesapları döviz kuru yükseldiği süreçte Tl’ye yüksek getiri vaat ederek dövizdeki artışları da ekleyerek ve vergiden muaf tutarak da olsa yatırımcıların döviz talebini sürekli canlı tutmuştur.

     Döviz talebini sürekli canlı tutan bir sistemin başarılı olma şansı var mıydı?

     Öncelikle KKM sisteminin bir programı, hedefi ve amacı var mıydı?

     Vardı. Geleneksel para politikaların dışında Heteredoks para politikaları uygulandı. Ekonomide bütçe açıkları ve cari açıklar sürekli artarken; uygulamaya gevşek para politikası; düşük faiz uygulaması yanında kur artışlarının önünü kesmek için TCMB, rezervlerden döviz satışı yaptığı görüldü; yapmıyormuş izlenimi verildi! Şeffaflık yoktu!

     Programı vardı; Orta Vadeli Program; hedefi ne idi? Bir hatırlayalım.

     Düşük olması istenen ve sürekli düşürülen politika faizi ile birlikte; düşük ithalat, yüksek ihracat, düşük cari açık ve yüksek büyüme amaçlanıyor ve hedefin bu süreçlerin sonunda ekonomide makroekonomik dengenin sağlanabileceği ve enflasyonun düşeceği konusu işleniyordu.

     Programın mı yoksa, KKM sisteminin mi demeliyim bir de teorisi vardı. Yüksek faiz sebep, yüksek enflasyon sonuçtur.

     KKM uygulamalarında da faizler yüksekti çünkü. Hangi faiz? Dezenflasyon sürecine, yani geleneksel politikalara geri dönünce de faizler yükseltilecekti. Kafalar karıştı. Ekonomi biliminin bir araçsalı olan faiz KKM uygulamasında aşağılanmış, kötülenmiş dini duygular da işin içine katılarak çok laf üretilmiştir! Dezanflasyon sürecinde politika faizleri yükseltilince sessiz kalınmıştır! Övüldüğüne de rastlanmıştır.

     İddialı; hem de çok iddialı bir şekilde propagandası yapılan Orta Vadeli Program hedeflerinde Ekonomi bilimi açısından başarılı olmuş mudur?

     KKM uygulaması süresince kur artışları ve enflasyon göstergelerine bir bakalım mı?

     (Ay, yıl)               (Döviz kuru)              Üfe (Üret. Enflas.)     Tüfe (Tüket.enflasy.)

______________________________________________________________________-                  

     1 Ocak 2021               7.43                             15.87                           56.05

     31 Aralık 2021         13.67                            49.93                           39.81

     31 Aralık 2022          18.71                          128.47                          72.31

     31 Aralık 2o23           29.49                           49.93                           53.86

Kaynak: TCMB

     2021 yılının 1 Ocak tarihinde dolar kuru 7.43 TL idi. 2 yıl sonra 31 Aralık 2022 tarihinde dolar kuru 18.71, 31 Aralık 2023 yılı sonunda 29.49 TL’ye yükselmiştir.

     2021 yılı 1 Ocak’ta Üfe yüzde 15.87 iken; 2022 yılının Aralık ayının sonunda üretici enflasyonu rekor kırarak yüzde 128.47’ye yükselmiştir. Dövize talep baskısı kur artışını, kur artışları enflasyonu yükseltmiştir;  hani düşük faiz (politika faizi) uygulaması ile kur yüksek bile olsa enflasyonu artırmayacaktı? 2022’nin Aralık ayı sonu politika faizi kaçtan kaça düşürülmüştü?

     Seçimlerden sonra 23 Haziran 2023’te Maliye Bakanının değişmesi ile geleneksel para ve maliye politikalarına dönüş sinyali ile birlikte yasal düzenlemelerle KKM artışlarını duraksatmış, ancak döviz kuru artışları durdurulamamıştır; dezenflasyon politikaları uygulamaya geçildiğinde de artmaya devam etmiştir; etmektedir.

     28 Mayıs 2023’te dolar kuru 29.03 TL.dir. 16 Ekim 2025’te 41.84 TL. TCMB’nın 2025 yılı sonu dolar kuru hedefi ise 43.96 TL’dir.

     KKM uygulaması dolarizasyonu artırmıştır.

     KKM uygulamasına geçilmeden önce dolarizasyon süreci tavan yapmış iken; dövize talebi canlı tutması nedeniyle toplam mevduat içinde döviz cinsinden mevduatın payı yüzde 57 gibi oldukça yüksek seviyede idi. (Tuna 2022)

     2021 yılında yüzde 71’leri gördü. Azalmış gibi algıya yol açtı, ancak azalmamıştı. Çünkü KKM döviz varlığı olarak görülmüştü. (Özüdoğru, 2021) 27 Mayıs 2022 itibariyle dolarizasyonda yer alan döviz cinsi mevduat yüzde 71.8’e gelerek rekor kırmıştır. (Eğilmez, 2022)

     Kredi genişlemesi ile para arzının ve dövize talebin arttığı bir süreçte enflasyon nasıl düşürülecekti?

     Düşük politika faizi uygulanırken, dövize talebi durdurmak için TCMB döviz satışları yapmış; döviz rezervlerinin azalmasına sebep olmuştur. 2021 yılının Aralık ayı ile 2023 yılının milyar Eylül ayları arasında swaplar ve KKM sonrası rezervlerde 85 milyar dolar azaldığı anlaşılmıştır. Bütçeye ise 7.8 milyar dolar yük getirmiş; enflasyonist baskıyı artırıcı rol üstlenmiştir.

     Cari dengeyi sağlayabilmiş midir? İthalat lehine açılan makası ihracatı artırarak kapatabilmiş midir?

     Makroekonomik dengeleri tamamen bozduğu; başarılı olmayan bu programın enflasyonist baskıları artırdığı süre içinde bir girişimci, istihdam yaratan yatırımları için harekete geçebilir mi? Dezenflasyon (sıkı para politikaları) programına neden geri dönülmüştür.

     Heterodoks olarak nitelenen ve uygulanan program piyasalarda belirsizliği ve güvensizliği de derinleştirmiştir ayrıca.

     Sonuç: 2021 Aralık ayında başlanan ve 2025 yılının Ağustos ayında sonlandırılan ve 44 ay uygulamada kalan heteredoks politikaların bir unsuru olan KKM Türk maliyesini 60 milyar dolar yani, 2,5 trilyon Tl’ye yakın, (5-6 yıl etkisi sürecek) hatta geçebilecek miktarlarda zarara uğrattığı ortaya çıkmıştır. (Eğilmez, Kara, 2025)

     İki yıldır uygulanmakta olan dezenflasyon programının da KKM kaynaklı programın etkilediği enflasyonist baskıları nedeniyle uzamasına neden olmuştur, olmaktadır.