Bağışıklık, Oruç ve Otofaji

Bağışıklık sisteminin güçlü ve sürdürülebilir olması; vücutta hasarlı hücrelerin temizlenmesine ve yeni hücrelerin oluşmasına fırsat verecek diyet anlayışının yanında otofaji denilen aralıklı oruç tutmanın erdeminde saklı olduğu anlaşılmaktadır.

Otofaji ‘’autos’’ kendi ve ‘’phagomai’’ yemek kelimelerinden türetilen bir kavram; kendine yemek anlamına gelmekte.

Beslenmenin diyet tabağında gün boyunca sağlıklı yağın ön planda olduğu, sağlıklı bitkisel karbonhidratın ağırlık kazandığı ve hayvansal proteininin sınırlandığı bir diyet anlayışı; çorbalar. Gün içinde 12-14 veya 16 saat aç kalarak; bu süreçten tetiklenmesi istenen ketozis isimli kimyasalın kan testlerinde görülmesi gerekmekte.

Aç kalarak nasıl bir sağlık elde etmiş oluyoruz? Ketozis isimli kimyasalın yararı nerede?

Bağışıklık sistemi bu süreç içerisinde güçleniyor mu, zayıflıyor mu?

Aralıklı Oruçta Yeni Yaklaşım (2024) isimli kitabında Dr. Michael Mosley bu soruların yanıtlarını bilimsel olarak vermektedir.

Bizim kültürümüzde sağlık açısından orucun önemi ve yeri konusunda bilimsel yaklaşımların nedenlerini bilenler vardır. Bilmeyenler de, yanlış diyet seçenlerde bulunabilir. Bilenler için bu konuyu tekrar etmiş olabilirim. Ancak ben bu süreci uygulamış; kan testlerimde yorumlamış; bir hususu belirtmede eksik bilginin ne olduğunu fark etmiş, üzerine gitmemiştim ama yaptıklarım açısından doğru yoldaydım, anlatayım:

Kendime ait ye, iç, ölç ve yorumla diyetinin ilkesi, hedefi; açlık kan şekerinin yani glikozun sağlıklı değer aralığında olmasını sağlarken diyabeti kontrol etmek; şeker hastalığına yakalanmamaktır. Prediyabet olarak gözüken kan testimi kitabımda gördünüz umarım! Kitabımın bu bölümünde yağ (balık, kuzu eti veya tavuk etinden yapılmış çorbalar)ve bitkisel ağırlıklı karbonhidrat (salatalar), az miktarda proteinden oluşan diyeti denerken; bir günlük olarak. (Bknz: s: 100) Akşam saatlerinde tüketilip, saat 19’dan sonra, hiç abur cubur tüketmeksizin aç kaldığımda; aradan 12 saat geçse bile kan şekerimde düşme oluşuyor ve kilo kayıpları yaşıyordum. Sadece bu testi değil, her türlü beslenme diyetini deneyerek kan testlerimde görmek istedim. Sadece Akdeniz tipi diyet anlayışı kan değerlerini sağlıklı sınırlarda tuttuğu anlaşılıyor ve bazı gıdalarında beslenme diyetinden çıkarılması gerekiyordu. Dr. Mişel kitabında; buraya dikkat! un olarak badem unu, süt ürünü olarak hindistancevizi sütünü tavsiye ediyor, menüleri bu şekilde hazırlıyordu. Oruç tutanlar için normal olarak yenilen gıdaların (ekmek veya baklava) ve sütlü tatlıların abartılmaması gerekir; çünkü mikrobiyota tablosunu bir gecede değiştirip kötü bakterilerin artışına neden olup inflamasyonu başlatabilir ve sağlık risklerine neden olabilir!

Dr.Mişel’in kitabından kendi bilgi dağarcığıma ekleyeceğim, bilemediğim ama uyguladığım bir uyarısı vardır. O da şu: Yağ yakma ve kan hücrelerinin onarımlarını yapabilmeleri fırsatını yakalayabilmeleri için kan testlerinde ketozis isimli kimyasalın açlıktan kaynaklı tetiklenerek kan testlerinde görülebilmesi. Kan testimde görülen bu kimyasalı aile hekimine sordum: Aç kalma dedi. Kan değerlerim normaldi. Anlayamadım.

Ketozis ne demekti; sağlığım için yararlı mı, yararsız mı?

Ketozis vücudun kendi enerjisi için glikoz yerine yağ yakmasıyla oluşan, kanda keton seviyelerinin yükselmesi ile karekterize olan metabolik bir süreç. Metabolizmanın yağ yakmaya başlaması. Yağ yaktıkça, yağın parçalanması ile oluşan kimyasal bileşiklerin adı. Ağızın da aseton kokusu yayması. Bu durum beynin temel enerji kaynağı haline gelmesi. Dr. Mişel’e göre aralıklı oruçta otofaji sağlıkta kalmanın ve sağlıklı olmanın başarı anahtarı; hem vücut için, hem de beyin için çok iyi olması; şaşırtıcı derecede bir iyilik!

Dr. Mişel’in kitabı da diyabetin kontrol altında tutulmasına yönelik, bilimsel yöntemler içeren ve sağlıklı olmanın yolculuğunu anlatan bir kitap. Dr. Mişel’in kitabı ile kitabım arasında bilimsel örtüşmeler o kadar çok ki; sanki kendi kitabımı tekrar okuyormuşum duygusuna kaptırıyorum kendimi. Kitabımda fazlalık kan testlerinin çokluğu; İnflamasyon kaynaklı hastalıklar ile ilgili.

Otofaji uygulaması obez, kilolu kişiler için bir diyet anlayışı idi. İnsülin hormonunun ölçülmesi ve dikkate alınması gerekiyordu. Ben kilo kontrolü, bel kalınlığının normal değerlerde kalması için denediğim yılda bir ay değil; diğer aylarda ve günlerde de ye, iç, ölç ve yorumla diyetinin ilkelerine sadık kalarak uyguladığım bir diyet. Bypass olmuş; ilaç almaksızın aradan 30 yıla yakın zaman geçirmiş bir insan sağlığını nasıl sürdürebilir ki!

Sonuç itibariyle; otofaji hücresel temizlik, yenileme, enerji dengesi, bağışıklık desteği ve antioksidan savunma gibi birçok yarara sahip. Ayrıca nörodejeneratif hastalıklara (Kronik artirit, kronik tiroid, eklem ve kas ağrıları, Alzheimer, depresyon, fibromiyalji) karşı koruma ve inflamasyon (iltihaplanma) ile mücadeleye yardımcı olmakta. Oldu. Hikâyesi kitabımda; Dr. Mişel’in kitabı ile birlikte okunması ve yararlanılması dileklerimle.