Astım da Kronik inflamasyon hastalığı
Astım akciğer hava yollarının iltihaplanması sonucu oluşan bir rahatsızlık. Nedeni, kısaca; akciğer ve bağırsak florasında bulunan bakteri dengesizliği; disbiyosiz.
Dünyada 300 milyonun üzerinde, Türkiye’de ise 7 milyon civarı insanı etkilediği bildirilmektedir.
Mikrobiyota ve Mikrobiyom nedir bir hatırlayalım: Mikrobiyota insan vücudundaki çeşitli organ dokularında yaşayan ve organizma ile simbiyotik ilişki içinde olan bakteriler, virüsler, mantarlar ve parazitler gibi karmaşık mikroorganizma topluluğu. İnsanların vücudunda yaşayan bu organizmaların tamamı mikrobiyota olarak telaffuz edilmekte. Bu organizmaların taşıdıkları genlere de mikrobiyom adı verilmekte. (Çakmak ve İnkaya. 2021) Zararlı ve faydalı mikroorganizmaların bütününe de Holobiyant denmekte.
Bu mikrobiyota alemi çoğunlukla nerede bulunmakta ve yaşamakta?
Bilim insanlarına göre, mikroorganizmaların çoğunluğu sindirim sisteminde, üregenital ve solunum sisteminde bulunduğu bilinmekte. (Kama ve ark. 2017)
Mikrobiyota ile ilgili bilimsel araştırmalara ne zaman başladı?
2007 yılında ‘’İnsan Mikrobiyom Projesi’’ olarak başlatıldı. Hasta olan insanlar ile hasta olmayan insanların mikrobiyota ve mikrobiyomları tanımlanmaya çalışıldı. Ve veri tabanı oluşturuldu. (Aslan FG, Altındiş M, 2017)
İnsan genomunda 150 kat fazla gen içeren mikrobiyom – bakteri dengesizliği (disbiyoz)- durumu oluştuğunda değişime uğruyordu.
Astım atakları ve tetikleyicileri ve nedenleri:
. Alerjenler
. Kronik stres
. Solunum yolu enfeksiyonları
. Renovirüs A-C, RSV, influenza, adeno, boğmaca, H1N1 ve Coronavirüs
. Besin alerjisi
. Genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin bileşimi
Bilim insanları genetik yatkınlığına göre çocuklarda yaptıkları araştırmalarda azalan ve artan bakterileri şu şekilde belirlemişler:
Bağırsak mikrobiyotasında azalan bakteriler:
Bifidobacterias, Akkermansiya ve Faecolibacterium.
Astım hastalarında bu bakterilerin düşük olması ne demek? Bu bölgede oluşacak inflamasyonu önleyememek demektir. Bağışıklık sistemi bu durumda baskılanmakta; mücadele görevlerinde bozulmalar olmaktadır.
Akciğer mikrobiyotasında azalan bakteriler:
Moraxella ve laktobasiller. Bu bakterilerin az olması hava yollarında inflamasyonun başlayabileceğini işaret etmektedir; Eozinofilik inflamasyon! Bu ne demek? Bağışıklık sisteminin beyaz kan hücreleri olan Eozinofiller bu durumda doku hasarına neden olabilmektedirler.
Artan bakteri ve mantar türler:
Proteobakteriler: Astımlılarda Haemobhilus, Maraxella ve kloosiella türleri artmaktadır. Bu bakteriler netrofilik inflamasyonu başlatırlar! Bu durum inflamasyon sürecinde, netrofil adı verilen beyaz kan hücreleri baskındır. Netrofiller bağışıklık sisteminin önemli elemanıdır ve enfeksiyonlara, iltihaplanmaya karşı vücudu korur. Netrofil lökositler bu süreçte akut halde oluşan iltihap ile mücadelesi sırasında doku hasarına neden olabilir. Bu vaka astımlı hastalarda streoidlere dirençli inflamasyonun oluşmasına neden olabilir. Stroidlerin temel işlevi bağışıklık sistemini düzenlemek ve inflamasyonu azaltmak için doğal ya da sentetik yollarla üretilen hormon benzeri kimyasal bileşiklerdir. Doktor kontrolü şarttır. Özellikle astım ve romatizmal hastalık ve alerjik reaksiyonlarda reçete edilmektedir.
Stapphylococcus ve streptococcus.
Candida ve Rhodotorula.
Çocuklarda nazofaringeal mikrobiyotasında bakteriler: Boyun ve boğaz bölgesinde bulunan bakteri topluluğu.
Astım hastalarında üst solunum yolu mikrobiyotasında en baskın bakteri çeşidi Firmucuter (%51.2), bunu Actinobacteria (%26.8) ve Proteobacteria (%21.5) izlediği saptanmıştır.
Sağlıklı çocuklarda (%57), (%49) ile en baskın mikroorganizma Poteobacteria olarak belirlenmiştir.
Araştırmalardan da anlaşılacağı gibi astım, farklı yolakların tetiklediği; yani metabolik hücre içinde meydana gelen bir dizi kimyasal tepkime olarak ifade edilen; inflamasyon temelli bir hastalık. Tedavi ve önlem konusunda bağışıklık sisteminden yüzde 70 oranında sorumlu olan bağırsak florasındaki bakteri dengesinin sağlanmasından tutun da; çocukluktan itibaren çoklu ve çeşitli mikroplar ile denge adına temas için haşır neşir olmayı da gerektirmektedir; covid-19 hijyen algısını değiştirse de.
……………………………………
Kaynaklar:
Prof.Dr. İnsu Yılmaz, Dr. Bahar Aslan, Erciyes Üniversitesi, İmmünoloji ve Alerjik Hastalıkları Bilim Dalı, Kayseri.
https://biruni.com.tr/haberler/astim-mikrobiyat-2024/
Bağırsak florasında azalan mikrobiyota ailelerini tespit etmek amacıyla yapılan ve bu durumu gidermek; alınması gereken prebiyotik ve probiyotik öneriler konusunda bilgilenmek için yapılan test.
Akademisyen grubu, Astım ve alerjik rinit komerbites olan çocuklarda nazofaringeal mikrobiyotanın araştırılması, Ege Tıp Dergisi, 2022
Jastin & Sonnenburg, Sağlıklı Bağırsak, 2022
Çiğdem Balcı, Başak Öney, Bağırsak ve Akciğer Mikrobiyotaları Arasındaki İlişki, Bezmi Alem Vakıf Üniversitesi, Ankara Sağlık Bilimleri Dergisi, 2021
Ali Çolak, Kalbe Yolculuk, Bağışıklık ve İnflamasyonun Hikâyesi, 2022
Aynı tarihli araştırmaya dayalı üç yazımı hafta sonu bir AVM’nin fast foods (yemek) salonunda yazdım. Çok kalabalık olan yemek salonunun müşterileri, ergenler, 25-42 yaş arası çoğunlukla bir veya iki çocuklu ailelerdi. 65 ve üzeri yaştaki insanlara rastlamadım. Pizza, lahmacun, kıymalısı, kaşarlısı, sucuklusu pideler, dürümler, hamburger çeşitleri, kızarmış patates ve tavuk parçaları, gazlı her türlü içecek.
Bu tür beslenme inflamasyonu önleyen mikrobiyota aleminin pek sevmediği gıdalardır. Neden? Bağışıklık sisteminin ve onun yardımcıları mikrobiyota ailelerini güçlendirici, koruyucu ve sürdürülebilir olmasında rolü olan daha çok sebzelerde ve meyvelerde bulunan polifenollerden (Flavonoid, Kateşin, Kuarsetin ve vitamin, mineraller) mahrumdur. Ve bu bakteriler bağırsak florasında postbiyotik denilen bağışıklığı güçlendiren kimyasalları üretemez. Üretemeyince ne olur? Bağışıklık sistemi her daim zayıf kalır; sağlıksız beslenme, cep telefonu bağımlılığı; hareketsizlik bu olumsuz süreci destekleyebilir.
Mikrobiyotayı dengeleme adına beslenme ve kan testleri izlenmeli ve takip altında olmalı; sayfa: 100