Ekonomik Büyümede Ar-Ge ve İnovasyonun Önemi

Ekonomik büyümeyi, sanayileşmeyi gerçekleştirebilecek şekilde artırabilmek için; yani, yüksek teknoloji üretiminin sürdürülebilir kılınması, başta Ar-Ge’ye kaynak aktarımı yanında, inovatif kişilik ve karekterlerin de öne çıkarılması gerekecektir.

İnovasyon yaratıcı yeni fikirlerin ve buluşların ekonomik alanlara uygun hale getirilip uygulanmasıdır. İnovasyon yapan kişiye ve karektere inovatif; inovasyon uzmanı denir.

Tom Kelley ve arkadaşı Jonathan Littman birlikte yazdıkları On İnovasyon Emri kitabında bu kişilik ve karekterlerin özelliklerini belirtirler. Şirketler, bu karekterler sayesinde ortaya koydukları yeniliğin yaratıcılık hissi yaratarak şirket kültüründe davranışları değiştirebileceği ve yeni keşifler yapma becerilerini artırabileceği üzerinde durmaktadırlar; devamlı bu konular üzerinde düşünmek! Şirketlerin çalışma dokularında inovasyon stratejilerini başarılı bir şekilde yerleştirebileceklerdir.

İnovasyon uzmanları, kurumların mevcut hizmetlerini ya da yeni hizmetlerini daha yüksek katma değerlerle sunan, duruma bağlı olarak yapılan hizmeti de daha kârlı hale gelmesini sağlayan kişilerdir. İnovasyon faaliyetleri, iyileştirilmiş ürün ve bunu ticari gelir elde edecek hale getirmek için yürütülen süreçleri kapsar. Üretim yöntemi geliştirme yeni düşüncelerden doğmakla birlikte inovasyon kesintiye uğratılmaması gereken sürekliliği olan faaliyettir. Eğitim ile olan ilişkisine gelince; gelişmeleri ve değişimleri yansıtan disiplinli ve gelecek odaklı yeni fikirlerin ortaya konması ve eğitim süreçleri içinde yer alması demektir.

Ar-Ge ve İnovasyon arasındaki ilişki ve ilinti nedir?

Ar-Ge bilimsel bilgi ve teknik bilgi birikimini artırmak amacıyla sistematik bir temele dayalı olarak yürütülen yaratıcı çaba ve bilgi birikiminin yeni uygulamalarda kullanılmasıdır. Ar-Ge, bilgi birikimi, inovasyon ise bu bilgi birikiminden yararlanarak yeni buluşlar elde etmektir. Birbirlerini besleyen ve destekleyen bilim yolunda buluşan çalışmalardır, aktivitelerdir. Ar-Ge bilimden yararlanma reflekslerinin gösterildiği bir alandır aynı zamanda. Küresel marka yaratmak bu süreçlerden geçmektedir. İthal ikame modelini de tersine çevirebilecek bir potansiyeli de içinde barındırmaktadır. İçsel büyüme teorilerine göre, teknolojik gelişmelerin önünü açacak ağırlığı da taşımaktadır.

İçsel büyüme modeli savunucularından Romer’e göre ekonomik büyüme kararlarını en üst seviyeye çıkarabilmek için teknolojik gelişmelere önem verilmelidir. Teknolojik gelişmeler marjinal verimliliği artıracaktır. Ayrıca Romer’e göre Ar-Ge, sektörlerdeki teknolojik büyüme için de itici güçtür.

Küresel güç olmanın yolu ülke şirketlerinin Ar-Ge ve İnovasyona yaptıkları yatırımlar ile mümkün olmaktadır. ABD ve Çin arasında küresel liderlik bütün hızı ile sürerken; Amerika’da şirketlerin yüzde 42.1’i, Çin’deki şirketlerin ise 17.8’i  Ar-Ge’ye yatırım yapmaktadır.

GSYİH oranlarına göre AR-Ge’ye yatırımda 10 ülke şöyle sıralanmaktadır: (2023) 1. İsrail (%6) 2. Güney Kore (%5.2) 3. Tayvan (%4) 4. ABD (%3.6) 5. İsveç (%3.4) 6. Belçika (%3.4) 7. Japonya (% 3.4)  İsviçre (% 3.3) 9. Avusturya (% 3.2) 10. Almanya (% 3.1) 37. Türkiye (% 1.4)

Türkiye inovasyon indekslerindeki gelişmiş ülkeler ile karşılaştırıldığında Ar-Ge harcamaları düşük kaldığı görülmekte. Türkiye 10 ülke içinde yer alabilmesi için bu alana daha fazla önem ve kaynak aktarımı yapması gerekmektedir.

Öncelikle ekonomik istikrar…