İnsanın Hayata Yolculuğu ve Ergenlik Dönemini Anlamak

Ergenlik dönemi (Buperte) fiziksel (Biyolojik ), duygusal (Hormonlar ve Mikrobiyota) ve bilişsel gelişimi (Beynin gelişimi ve işlemesi) ile birlikte bireyin çocukluktan yetişkinliğe giden yolculuğunda ara, geçiş dönemidir

Sperm, anne rahmine düştüğünde; cenin ile başlayan; bebek, çocuk, ergen çocuk, delikanlılık, yetişkin insan ve olgun yetişkin olarak yaşamını sürdürecektir. Aynen toplumlardaki gelişme merhaleleri; tarım öncesi dönem, tarım toplumu, sanayi toplumu, sanayi ötesi bilgi toplumu aşamalı olarak devam etmesi gibi.

Bazı bebekler erken doğar. Bilim insanları bu evreye prematüre devresi adını verirler. Bazı organlar henüz gelişmemiştir. Gelişimini tamamlayabilmek için özel korumaya alırlar; kuvöze. Gün gün gelişimi denetlenir. Cenin ile bebeklik arasında bir yerdedir. Zamana ihtiyacı vardır. Tıbbi araç gerece de. Biyolojik gelişimine daha çok odaklanılmaktadır. Beyin gelişiminde acaba aksamalar var mı diye kaygı da vardır.

Anne hamilelik sürecine nasıl gelmiştir? Hamilelik zamanını doktoru ile iletişim halinde geçirmelidir. İlâç almış mıdır? Almış ise cenine ne gibi zararları olmaktadır? Bilmeli midir? Psikolojik bir sorunla karşılaşmış mıdır? İşi ağır mıdır? Evinde mutlu mudur?

Bu faktörler doğumu beklenen bebeğin sağlık yolculuğuna çıktığında annenin de sağlığı her devrede sorgulanmaya ve bilgiye ihtiyaç duyulmaktadır; duyulacaktır.

Hamilelik öncesi ve sonrası çok önemlidir. Hamilelikte en önemli aktivite onunla sohbet etmektir. Bir ceninle nasıl sohbet edilir? Fark ettiğiniz zaman; müzik dinler; romantikleşir. Müziğin ritmini artırdığınızda o da oyuna katılır. Eğer maça gitmişseniz; tribünlerdeki atmosferden etkilenir; tekmeler atacaktır. Anne bunları hisseder; duyumsar ve hayat dolu olduğunu anlar. Eğer cinselliğini merak edip, Ultrasonda görmek istediğinizde arkasını dönebilir; acaba utanma duygusu da gelişiyor mu diye bir his kaplar içinizi. Tay durmak, yürüme becerileri tek başına denerken; motivasyon yüklü mesajlar aldığında şaşırtacak hareketlere imza attığını fark edebilirsiniz. Oyuncak ayıcığını altı ay bile dolmamışken yürütür, yürütmeye istek duyar. Yapar da. Ben yürümeye başlıyorum, onu da yürüteceğim mesajını alırsınız. Bir oyuncak piyanonun tuşlarına işaret parmağını koydurup ses aldığınızda, o da bir yaşına ulaşmamışken; sizin işaret parmağınızı tuşların üzerinde gezdirecektir. Nasıl öğrenmektedir; görerek; bilişsel olarak ayna nöronları harekete geçirerek.

Cenin ile olgun insan arasındaki yolculuk hikâyesine bir bütün olarak bakılmalıdır; anne-baba eğitimi ve toplumsal kültür içinde.

Ergenliğe adım atan genç ise ebeveynine şu mesajları vermektedir: Sevgili anneciğim ve babacığım ben sizin gibi düşünmek istemiyorum bu ergenlik döneminde. Bazı konularda ayrı düşünmemiz, sizleri sevmediğim anlamına gelmez. Bana sık müdahaleniz kafamı karıştırabilir. Biliyorsunuz benim beynim 20’li yaşların ortasına kadar gelişme halinde olacak! Hata yapma riskim bu dönemlerde her zaman vardır. Birlikte konuşuruz. Bir siz. Bir ben. Anlaşırız. Birbirimizi dikkatle dinlemeliyiz. Dinlenmediğimi fark ettiğimde değersizlik kuyusuna düştüğümü anlamalısınız! Uzanacak kirli bir elin niyetini bu durumda anlayamama neden olabilir. Burada suçlu aranacaktır, biliyorum.

Psikoloji ve Nöroloji biliminin uzmanlarına göre ergen bu durumda kendine özgü alan istemektedir. Bu ne demektir? Beni düşüncelerimde biraz rahat, gevşek bırakın beni anlamaya çalışın demektedir. Sınırları kendisi çizmek istemektedir; ruhsal bunalıma (Depresyon) geçmeden eğer anlaşılabilirse.