Öfkeyi durdur!

Duygular bizi biz yaparlar. Dünya ve hayatın kendisi ile ilgili tüm deneyimlerimizden yararlanarak bizi yönetirler.

Şunu bilmeliyiz: Hepimiz ve canlılar âlemi dâhil duygusal varlıklarız. Verdiğimiz her kararın altında duygusal açıdan önyargılar yatar. Duygusal zekâmızı geliştirmek sureti ile bu önyargıları sezinleyerek kontrol ve denetim altına alabiliriz.

Öfke patlaması mı yaşıyorsunuz?

Bu duygu ile zaman zaman birlikte misiniz?

Psikiyatristler bu duyguların buluşmasını önleyebilmek için terâpi yöntemini kullanmaktadırlar. Öfkeye kapıldığınızda gözlerinizi kapatıp bu duygunun nasıl bir duygu olduğunu hissetmenizi isterler. Sizin neyin kızdırdığını hatırlamanızı ve bu duyguların beyninize dolmasına izin vermenizi isterler. Bu duyguyu göğsünüzde, ağzınızda, cildinizde ve zihninizde hissetmenizi talep ederler. Bu hisler ile kuşatıldığınızı anlayabildiğinizde; zihninizde oluşturacağınız kırmızı dur işareti görselini hayal ederseniz; bu duyguların dağıldığını, kaslarınızın gevşediğini, öfkenizin sizi terk etmek için izin aldığını fark edeceksiniz!

Hayat hikâyenizde sizleri kimin öfkelendirdiğini sezinlediğinizde bu senaryoyu uygulamakta iradenizi lütfen devreye sokun derim.

Sizlerin bazı sıkıntılar içinde kıvrandığınızı tahmin etmek zor değil!

Doğal olarak bu duyguları zaman içinde bir seçenek olarak aşamalı bir şekilde durdurabiliriz. Yoga, meditasyon, yürüyüş gibi fiziksel veya; kırmızıda dur engelini hayal et; bu belâyı başından defet – kafiyede uydu- egzersizi ile sakinleşme başarısı yakalanabilir. Ancak bir anlık öfke, fevri davranışlar, ani tepkiler ile krıminal kulvara girme sonucu, hayatın kararması kaçınılmaz olabilir..

Kim bu çileli yola girmek ister?

Lütfen öfkeyi durdur!

Sevgi ile kalın