Kayıt dışılık ve verimlilik ilişkisi; Türkiye ve G. Kore’nin kıyaslanması

Kayıt dışı ekonomi ve verimsizlik arasında ters bir ilişki vardır; kayıt dışı işletmeler kayıt altındaki işletmelere göre daha düşük verimlilik seviyesinde çalışır.

     Kayıtlı ve kayıt dışı ekonomide verimlilik mekanizması nasıl çalışmaktadır?

     Kayıt dışı avantajı kullanan bazı şirketler hayatta kalabilirler ancak düşük verimlikte sürdürülebilir hale gelir. Türkiye’de kayıtlı ve kayıt dışı imalat işletmesi arasındaki verimlilik farkı yüzde 191 seviyesindedir. Kayıtlı işletmelerde emeğin marjinal ürünü kayıt dışı işletmelere göre çok daha yüksektir; yani, aynı işçi kayıtlı şirkette daha fazla çıktı üretir. İki kutuplu yapıda kayıt dışında daha verimsiz küçük firmalar sadece düşük maliyetle hayatta kalabilirler.

     Kayıt dışı ekonominin azaltılması orta ve uzun vadede ekonomik istikrar, gelir dağılımı ve istihdam gibi makroekonomik unsurların iyileşmesine ve ekonomide verimlilik artışına katkı sağlar. Kayıt dışılık ekonominin potansiyel verimliliğine ulaşmasını önler. Gelişmekte olan Türkiye gibi ülkelerde ekonominin genel verimsizliği ve yaygın işsizlik kayıt dışılığın oluşmasında önemli etkenlerdir; bu da geri besleme etkisi yaratmaktadır.

     Türkiye ve G. Kore ekonomilerinde kayıt dışılık ve verimlilik ilişkisinin kıyaslanması:

     Güney Kore için resmi kayıt dışılık oranı bulunmamakla beraber Türkiye ile kıyaslandığında gelişmiş ekonomi göstergeleri, yüksek kurumsal kalite ve düzenlemelerdeki gelişmelerin kayıt dışılık üzerinde olumlu bir etkisi olduğu belirlenmiştir. G. Kore’de yabancı işçi sayısı ve yasal olmayan çalışma oranları ile ilgili kayıtlar var ancak bunlar doğrudan kayıt dışılık oranları olarak yorumlanmamalıdır.

     İki ülke arasında temel fark nedir?

     Gelişmekte olan bir ekonomi ile gelişmiş bir ekonominin özelliğinde bulunmaktadır fark.

Türkiye: Kayıt dışılık oranı yüksektir. GSYH bazında yüzde 26-33, İş gücü bazında yüzde 26.3-27.3, OECD ülkeleri ortalamasının gerisindedir. (yüzde 18)

Güney Kore: Gelişmiş kurumsal yapı, yüksek teknoloji ve sermaye yoğunluğu, düşük kayıt dışılık; gelişmiş ekonomi göstergeleri ile Türkiye’den belirgin olarak farklılık göstermektedir.

      Gelişmekte olan Türkiye’de kayıt dışılık gelişmiş ekonomilere göre (G. Kore) çok daha yüksek seviyededir; bu da verimlilik kaybı,  haksız rekabet ve gelir dağılımı bozulmasını beraberinde getirmektedir.

     Güney Kore kayıt dışılığı azaltmak için dijitalleşmeyi, e-devlet alt yapısı, açık devlet verileri ve blockhein kimlik doğrulama üzerinden sistematik hale getirmiştir.

     Hangi yapısal reformlar yapılmalı ki; gelişmekte olan ülkelerde kayıt dışılık kalıcı olarak düşürmede en etkili ve yüksek başarı sağlanabilsin?

     En yüksek başarıyı tek başına vergi indirimleri değil, vergi, denetim, finansal erişim ve hukuk sistemini birlikte iyileştiren organizasyonlar sağlayabilir.

     En etkili reformlar hangi reformlar olabilir?

. Hukukun üstünlüğü ve mülkiyet hakları:

Yasal sistem ve mülkiyet haklarında iyileşme kayıt dışı ekonomiyi azaltıyor.

. Düzenleyici sadeleştirme:

İzin, beyan ve uyum süreçleri basitleştikçe kayıt dışına kaçış azalıyor.

. Finansal gelişme ve kapsayıcılık:

Daha ucuz ve erişilebilir finansman şirketleri resmi kanala çekebiliyor.

. Vergi idaresinin dijitalleşmesi:

E.Fatura, elektronik beyan ve risk tabanlı denetim kayıt dışılığı daraltıyor.

. Kurum kalitesi ve yolsuzlukla mücadele:

Kurumsal kalite arttıkça kayıt dışı ekonomi azalıyor.

. İş gücü piyasası reformları:

Aşırı, katı istihdam düzenleri azaltıldığında da kayıt dışı istihdam azalıyor.

     Özellikle gelişmekte olan ülkelerde yüksek vergi yükü kadar, zayıf hukuk ve karmaşık düzenleme kayıt dışılığı besliyor. Bu yüzden reformlar ‘’ceza artırma’’ yerine kayıtlı kalması daha ucuz ve daha güvenli hale getirdiğinde kalıcı oluyor.

     AB’ye geçiş ekonomileri örneğinde de ekonomik büyüme, ticari serbestleşme ve finansal gelişme kayıt dışılığı azaltırken; işsizlik, enflasyon ve vergi yükü ise artırıyor. Yani başarı yapılacak tek bir reformla değil, ortak kararlılıkla alınabilecek uyumlu reformlar paketinden geçiyor.

     Türkiye için bu süreci nasıl okumalıyız?

     Türkiye için en yüksek getiri muhtemelen şu sıralama uygun olur; vergi idaresinin tam dijitalleşmesi, kayıtlı finansmana erişimin kolaylaştırılması, iş gücü üzerinde uyum maliyetlerinin azaltılması ve hukuk/öngörülebilirlik konularının iyileşmesi. Sadece af ya da geçici teşvikler ise kısa vadeli etki yaratır ama kalıcı düşüş sağlamaz.

     Güney Kore kayıt dışılığı azaltma konusunda hangi temel adımları atmıştır?

. Ulusal Temel Bilgi Sistemi (NBİS):

     1980’lerde kurulan NBİS sistemi kamusal hizmetlerin dijital altyapısını oluşturur. 1990’larda mevzuat ve kurumlar modernize edilmiştir. Bu sistem, vergi, istihdam ve ticaret gibi işlemlerin tam olarak dijital izlenmesini sağlar.

E. Devlet Entegrasyonu:

     Güney Kore bilişim teknolojisini devleti daha rekabet edebilir hale getirmek için aktif şekilde kullanmaktadır. Ulusal ve yerel düzeyde kamu hizmetleri dijital platformlara entegredir. G. Koreli vatandaşlar dijital kimlik ve e. İmza ile kamu hizmetlerine ulaşır.

. Açık Kamu Veri Sistemi:

     Kamu verilerinin paylaşılması, bilgi edinme hakkını ve şeffaflığı sağlar. Özel sektör iş ve istihdam alanları yaratır; data.go.kg portalı eğitim, finans, sanayi, refah, sağlık, gıda, turizm, tıp ve güvenlik gibi kategorilerde verileri paylaşır.

. ‘’Devlet 3. 0’’ Vizyonu:

     2013 yılından itibaren devlet odaklı yaklaşım yerine insan odaklı yaklaşım geçişi kamu ile ilgili ilişkilerde hedef haline gelmiştir. Açık veri stratejisi kurulu politikaları belirler ve uygulanmasını değerlendirir.

. Blockhein ve Dijital Kimlik:

     Bu teknoloji, güvenli dijital kimlik doğrulanması ve e. imza sağlar. Elektronik erişim vatandaşlar için kolaylaştırılmıştır. Bu durum kayıt dışılığı, işgücü dijital kimlikle izlenmesini kolaylaştırır.

     Ayrıca; G. Kore’nin vergi sisteminde dijitalleşme etkisi, sistematik olarak kayıt dışılığı ve vergi kaçırmayı azaltmaktadır.