Kayıt dışılığın artması ekonominin işleyişi açısından ne anlam taşımakta?
Kayıt dışı ekonomi nedir?
Kayıt dışı ekonomi iktisadi faaliyetlerin devletten gizlenmesi, kayda geçirilmemesi ve denetlenmemesi anlamına gelir; bu nedenle GSMH hesaplarına yansımaz. Bu yapı ekonominin sağlıklı işleyişini ve sürdürülebilirliğini baltalayan ikili bir yapı yaratır.
Ekonomide kayıt dışılığı artıran en önemli faktörler nelerdir?
Kayıt dışılığı artıran başlıca faktörler genelde aynı kümede bulunurlar; başta enflasyon, yüksek vergi ve SGK yükü, karmaşık mevzuat, zayıf denetim, işsizlik, düşük gelir seviyesi, kurumsal kalite sorunları. Bu faktörlere ek olarak bürokrasi, giriş çıkış maliyetleri, nakit kullanımının yaygınlığı ve vergi ahlakı da önemli rol oynar.
Bu faktörler çoğu zaman birbirlerini hem etkilerler hem de beslerler.
Türkiye literatüründe kayıt dışılık sorununda en sık öne çıkan tetikleyiciler; vergi yükü/ pirim yükü, mevzuat karışıklığı, denetim eksikliği, işsizlik, gelir dağılımı bozukluğu olarak sıralanmaktadır.
Türkiye’nin kabul ettiği sığınmacılar kayıt dışılığı ne oranda yükseltti veya artırdı?
Kısaca; sığınmacı/ Suriyeli akınının kayıt dışılığı artırıcı etkisi vardır; ancak tek belirleyicisi değildir. Etki daha çok yerel iş gücü piyasasında düşük ücretli ve denetimi zayıf sektörlerde yoğunlaşır; ülke geneli kayıt dışılığı oranını ise makro döngü, büyüme, denetim ve sosyal güvenlik yapısı birlikte belirler.
2002 ve 2018-2025 yılları arasında kayıt dışı oranları nedir?
Türkiye’de kayıt dışı istihdam oranı 2002’de yüzde 54.14 idi. 2010’lu yılların başında yüzde 50 civarı. 2016 Şubat’ında ise yüzde 32.13’e geriledi. 2024 yılı Nisan, Haziran döneminde yaklaşık yüzde 26.3 oranında oldu. Yüzde 27.3 oranında olduğunu söyleyen de var. 2025 dönemi için, 2024 dönemine yakın bir oran, ancak görece yüksek seyrettiği söylenmekte.
Kaynaklardan ‘’ kayıt dışılığın yüzde kaçını sığınmacılar oluşturmakta?’’ sorusuna doğrudan resmi bir orana ulaşamadım. Ancak, sığınmacı etkisi toplam kayıt dışılık içinde marjinal ve bölgesel bir yükseltici unsur olduğunu söyleyebilirim.
2002- 2024 yılına kadar uzun dönem kayıt dışılıkta düşüşü ya da artışı tek başına tersine çevirebilecek ölçüde bu durum açıklayıcı değil. Sığınmacı etkisini doğru okuyabilmek için ülke ortalamasından çok belirli il ve sektörlerdeki yoğunlaşmaya bakmak gerekir. Bu durumda ne oranda etkiledi? Sorusuna doğru cevap ölçülebilir ama; tek başına toplamı açıklanmayan ikincil bir etki yaptığıdır.
Kayıt dışılık 2002’de çok yüksekti; zamanla düştü, buna rağmen halen OECD ülkelerine göre çok yüksek seyrediyor.
Türkiye’de kayıt dışılık oranı ekonomiye etkileri neler olabilir?
İş gücü piyasasında kayıt dışı istihdam oranı 2024 yılında yaklaşık yüzde 26.3-27.3 bandında verilmiş. Bazı kaynaklar Türkiye için daha geniş bir kayıt dışı ekonomi oranını yaklaşık yüzde 33 seviyesinde vermekte. GSYH bazında kayıt dışılık oranı ise yüzde 16.1 olarak verilmekte.
Kayıt dışılık ekonominin işleyişi açısından ne gibi temel sonuçlar doğurur?
. Kaynak tahsisi bozulur: Kayıt dışılık vergi dışı ekonomi anlamına gelir; vergi olarak devlete aktarılacak fonlar özel kesimde kullanılır. Bu fonlar reel sektörde yatırım ve istihdamı artırabilir; ancak dışsallık etkisi yaratmayan verimsiz firmaların, şirketlerin hayatta kalmasını sağlar.
. İkili yapı ve verimlilik kaybı: Kayıt içinde çalışan daha verimli şirketler ve kayıt dışında çalışan daha verimsiz şirketler arasında kalıcı bölünme yaşanır. Bu bölünme ekonominin potansiyel verimliliğe ulaşmasını önler ve büyüme performansını olumsuz etkiler.
. Gelir dağılımı bozulur: Kayıt dışı çalışanlar sosyal korumadan yoksun oldukları için hastalık, kaza ve işsizlik gibi riskler ile karşılaştıklarında gelir elde edemezler. Gelirin daha adaletsiz dağılmasına yol açar ve yoksulluk ve eşitsizliği artırır.
. Haksız rekabet: Kayıt dışı çalışanlar vergi dışı yani vergi veremedikleri için, vergisini zamanında ve tam olarak ödeyenler arasında adaletsiz rekabet yaratır. Bu durum sağlıklı ticari ilişkileri aksatır ve bozar; kayıtlı şirketlerin rekabet gücünü zayıflatır ve düşürür.
. Kamu finansmanı zayıflar: Verginin eksik tahakkuk etmesi ve tahsilatın düşük seviyede olması kamu finansman dengesini olumsuz etkiler. Devlet vergiyi yeterince toplamayınca ya borçlanır ya da harcamalarını kısmak zorunda kalır.
. İstatiksel belirsizlik: Kayıt dışılık resmi GSYH tahminlerini bozar; ekonominin ne kadar büyüdüğü gerçekçi olarak ölçülemez. Net Hat Noksan (NHN) yüksekliği de bu belirsizliği gösterir; ödemeler dengesi sürdürülebilirliği tartışmalı hale gelir!
. Sosyal güvenlik zafiyeti: Kayıt dışı istihdam sosyal güvenlik sisteminin dışına çıkan istihdam türüdür. İşçiler sigortasız çalışır ve emeklilik haklarını elde edemezler; Bu durum uzun vadede emeklilik sisteminin sürdürülebilirliğini hem zayıflatır hem de zedeler.
Özetle ve sonuç itibariyle; kayıt dışı ekonomi kısa vadeli canlanma ve istihdam yaratabilir; ancak verimlilik kaybı, haksız rekabet, gelir dağılımının bozulması, kamu finansmanı zayıflığı ve sürdürülebilir büyüme engeli ile uzun vadeli maliyetleri çok yüksektir.