Varlık barışı rezervlerin kalıcı kaynağı değil!
Varlık barışı ile gelen sermaye, rezerv açığını kapatmaya çalışan geçici bir araçtır; kalıcı rezerv artışı için ihracat geliri, turizm, doğrudan yatırım, portföy akımları ve güvenilir makro çerçeve gerekir. Varlık barışı bunların yerini tutmaz.; ancak geçici tampon sağlar.
Varlık barışının amacı nedir?
‘’Rezervlerin yatırım yapılır’’ seviyesinde olup olmadığına bakılmaksızın bağımsız olarak kayıt dışı veya yurt dışındaki varlıkları sisteme geri çekmek, beyanı teşvik etmek ve finansal sistemi güçlendirmek içindir.
TCMB rezervleri neden yüksek tutmak istemektedir? Özellikle dış şoklara karşı dayanıklılık, dış borç servisi ve güven unsuru olarak tutmak ister. Bunu da en düşük riskli ve likid araçlarla yönettiğini belirtir. Bu açıdan burada mantık, rezervi spekülâtif kazanç için büyütmekten ziyade güven, likidite ve ödeme kapasitesi sağlamaktır. Varlık barışı ise tam da bu dönemde devletin döviz girişini artırma, kayıt dışı kaynakları finansal sisteme alma ve kısa vadeli likiditeyi destekleme aracı olarak kullanır.
Kısaca ve özetle bu süreçte varlık barışından beklenti nedir?
. Rezervler zayıf ise ki zayıftır; öncelik ‘’yüksek getiri’’ değil; ‘’acil döviz girişimi’’ olur.
. Varlık barışı piyasaya ‘’ülkeye döviz ve varlık getirin; hukuki ve vergisel kolaylık sağlayalım’’ mesajını verir? 20 yıl vergi almamak sistemi nasıl etkileyecektir?
. Amaç rezervi doğrudan yatırım portföyü gibi yönetmek değil, ödemeler dengesi ve finansal istikrar üzerinde tampon oluşturmaktır.
Geçmiş varlık barışı uygulamaları rezervler üzerinde kalıcı bir etki yarattı mı?
Kalıcı ve güçlü etki yarattığını söylemek zor. Etki geçicidir; bildirimlerin yapıldığı dönemde döviz likiditesi artar, bankacılık sistemi üzerinden TCMB rezervlerine dolaylı destek olabilir ancak bu etki fonlar yeniden yurt dışına çıkarsa veya ithalat, dış borç servisi ve kur baskısı sürerse hızla eriyebilir. Bu yüzden varlık barışı, rezervi yapısal olarak güçlendiren bir araç değil daha çok kısa vadeli tampon işlevi gören bir düzenleme olarak anlaşılmalıdır.
2008, 2013, 2016, 2018 ve 2019 yıllarında yapılan düzenlemelerde kayda değer girişler olmuş; fakat bunların kalıcı rezerv birikimine dönüştüğüne dair net ve sürekli kanıt elde yok.
Varlık barışı ile gelen rezervlerin kalıcı olmamasının nedeni nedir?
Varlık barışının temel amacı yurt dışındaki ya da kayıt dışındaki varlıkları sisteme çekmek ve kısa vadede finansman ihtiyacını karşılamak, hafifletmektir. Bu nedenle giren kanalların önemli bir kısmı ya mevcut portföyün yeniden yer değiştirmesi ya da güvenli bir liman arayışı ile gelen kısa vadeli fon niteliğinde olur; rezervlerde kalıcı artış yaratmak için bu akımların sürekli hale gelmesi gerekir. Ayrıca sık tekrarlanan varlık barışı ekonomide ‘’ileride af gelir’’ beklentisi oluşturabileceği için uzun vadeli vergi uyumunu ve adaletsizliğini zayıflatabilecektir.
Bu durumda varlık barışı gibi geçici uygulamalardan ziyade rezerv artışı için güvenilir makro çerçeve nasıl çizilmeli?
Rezerv artışı için makro çerçeve, kısa vadeli döviz toplama operasyonlarından çok enflasyonun kalıcı düşüşü, öngörülebilir para politikası, mali disiplin ve dış finansman için güven verilmesi üzerine kurulmalıdır.
Çerçevenin omurgası; rezerv birikimi ancak ekonomi aktörleri TL’nin değer kaybı ve politika riskini düşük gördüğünde kalıcı olur. Bu nedenle TCMB’nın sade, tutarlı ve veri odaklı reaksiyon veren icra içinde olması gerekir; sık ve öngörülemez rejim değişiklikleri talep baskısını artırır. TCMB bu çerçeveye uyuyor mu? Makro ihtiyati çerçeve notlarına bakılırsa rezerv birikimi için liralaşma ile finansal istikrarın birlikte ele aldığı görülmekte. Para politikası nasıl işlemeli? Kalıcı rezerv için ilk şart enflasyon beklentisinin çıpalanmasıdır. Enflasyon yüksek ve oynakken yerli tasarruf sahibi dövize yönelir; bu durumda rezervleri eritir. Bu yüzden politika faizi ve kredi büyümesi aynı hedefe hizmet etmeli; zıt yönde çalışan araçlar kullanılmamalıdır!
Maliye politikası nasıl olmalı?
Güvenilir bir çerçevede bütçe açığı, borçlanma ihtiyacı ve kamu harcama bileşimi çok önemlidir. Neden önemlidir? Kamu maliyesi gevşek ise, piyasalar bunu daha fazla kur riski ve daha yüksek dış finansman ihtiyacı olarak fiyatlar. Dolayısı ile rezerv artışı için vergi tabanı genişlerken, cari harcamaları sınırlayan ve borç kompozisyonunu iyileştiren bir mali çerçeve oluşturulması gerekir.
Rezerv birikimi yapısal hale nasıl getirilir?
Rezervleri kalıcı olarak büyüten asıl kanal cari işlemler açığının (cari açık) sürdürülebilir biçimde düşmesi ve doğrudan yatırımların artmasıdır. İhracat gelirlerinin artması, enerji faturasının hafifletilmesi ve turizm gelirlerinin güçlendirilmesi rezerv birikimini yapısal hale getirir.
Makro ihtiyati destek ne olmalı?
Makro ihtiyati araçlar rezerv artışına yardımcı olabilir; meselâ döviz talebini sınırlayan ve TL mevduatı teşvik eden tedbirler rezerv kaybını yavaşlatır; ama bunlar ana politika yerine geçmez; ana politika güveni güçlendirmek önemli; makro ihtiyati adımlar bu güveni desteklemek içindir; araç seti büyüdükçe değil, tutarlılık arttıkça etkili olur.
Pratik formül ile düşünürsek kısaca ve özetle çerçeve nasıl çizilmeli?
- Enflasyonu düşürmeli.
- Politika setini sadeleştirmeli.
- Bütçe disiplinini güçlendirmeli.
- Cari açığı yapısal olarak azaltmalı.
- Dış sermayenin gelmesi için hukuk sisteminin güvenilirliği ve öngörülebilirliği sağlanmalı.
- Makro ihtiyati araçlarla dolarizasyonu azaltmalı.
Bu durumda ana politika güveni güçlü mü oluyor? Ne anlamalıyız?
Burada kastedilen politika setinin ve kurumların öngörülebilir, tutarlı ve inandırıcı olmasıdır; yani piyasalar ve hane halkı ‘’bugün söylenenler, yarın bozulmaz’’ diye düşünmelidir. Güven güçlü değilse döviz talebi artar; TL’de kalma isteği azalır ve rezerv birikimi zorlaşır. Politikaya güven ne anlama gelir?
Ana politika güveni enflasyon hedefi, bütçe disiplini, veri kalitesi ve iletişimin birbirleri ile çelişmemesi demektir. Meselâ; TCMB sıkı duruş sinyali verip, kredi kanalını gevşek bırakırsa, ya da maliye politikası genişlerken dezenflasyon hedefi korunuyormuş gibi davranılırsa güven zedelenir! Güvenin sağlanıp sağlanmadığı bu durumda tek bir açıklama ile değil; zaman içerisinde tekrar eden davranışların toplamı ile belirleyici olur.
Genel çerçeve ‘’güçlü güven’’ demek için en az üç faktör aranır; 1. Düşük ve çıpalı enflasyon beklentisi. 2. Politika yönünde tutarlılık. 3. Kurumlara yüksek itibar.
Türkiye bağlamında yapılan dış değerlendirmelerde; toplumda ve siyaset kurumunda güven sorunlarının yaygın olduğu; ekonomik memnuniyetsizliğin ve kurumsal mesafenin yüksek seyrettiğini gösteriyor! Bu yüzden ana politika güveni güçlü mü sorusuna teknik cevap; tam güçlü değil; kırılgan ve yeniden inşa edilmesi gereken bir zeminde olduğudur!
Bu süreci nasıl okumalıyız?
Bu süreci bir kişiye güven gibi değil de bir rejim testi gibi okumak gerekir; piyasa şu sorulara evet diyorsa güven artar; hedefler gerçekçi mi? Araçlar hedefle uyumlu mu? Veriler şeffaf mı? Geri dönüşsüzlük var mı? ‘’ Hayır’’ yanıtı çoğaldıkça rezerv birikimi ve TL’ye dönüş ve uzun vadeli sermaye girişi zorlaşır!